Windows’tan Ubuntu’ya Geçiş

Blog açma hikayem gibi Ubuntu’ya geçiş hikayem de sancılı geçti. Çokça deneme ve başarısızlığın ardından istediğime ulaştım. Önce biraz Ubuntu’dan bahsedelim. Ubuntu, Linux’un onlarca (hatta belki yüzlerce) dağıtımı içerisinden en basit arayüz ve kullanıma sahip, Windows’a ve MacOS’a en yakın deneyimi yaşatan işletim sistemidir. Bu sebeple Linux’a geçişte ilk seçenek genelde Ubuntu’dur. Aşağıda bir ekran görüntüsü örneği görmektesiniz:

ubuntu-14.04

Önceki başarısız deneyimlerimde karşılaştığım problemler ve sonunda temelli Ubuntu’ta göç edişimin ayrıntılarından bahsedeceğim biraz. Eğer bu yazıyı okuyorsanız bi şekilde Linux/Ubuntu dünyası ilginizi çekmiş ve girmek istiyorsunuz demektir. Aslında bu durum geçiş için fazlasıyla yeterli. Bu deneyimi yaşamalısınız. Kararınızdan vazgeçmeyin.

Neden Linux?

En öne çıkan özelliği “ücretsiz” olması gibi gözükse ve bazı yerlerde lanse edilse de olay aslında bu kadar basit değil. Linux bir özgür yazılımdır! Binlerce kişi tarafından geliştirilmiş ve geliştirilmeye devam etmektedir. İsteyen herkes kullanabilir, geliştirebilir, katkı ve fayda sağlayabilir. Felsefesi ücretsiz olmasından öte özgür olmasıdır. Linux için “Free” ücretsiz değil özgür anlamında kullanılır. Bunun çok sayıda faydası olmakla birlikte en büyük faydası bir patronun olmamasıdır! Benim verilerimi topluyorlar mı? Gizli gizli izleniyor muyum? vs paranoyaklığa hiç gerek yok. Eğer koddan anlıyorsanız kaynağa girip işletim sisteminin arka planda neler yaptığına kendiniz bile bakabilirsiniz zaten.

İkinci öne çıkan özellik güvenlik. Linux’ta patron sizsiniz. sizin izniniz olmadan işletim sistemi üzerinde hiçbir şey yerinden kıpırdayamaz, çalışamaz, işlem gerçekleştiremez. Bu sebepledir ki linux için antivirüs yoktur! Çünkü virüs yoktur. Virüsler, arkaplanda amaçlarını gerçekleştiren yazılımlardır. Ancak Linux’ta buna izin vermeniz gerektiğinden bu mümkün olamaz.

Üçüncüsü tutarlı çalışmasıdır. Windows gibi gün geçtikçe biriken dijital çöpler işletim sistemini kirletir. İşe yaramasa da çalışan kodlar yavaşlığa sebep olur. Milyonlarca kayıtla dolan kayıt defteri içinden çıkılamaz hale gelir ve bilgisayar yavaşlar. Linux’ta bu mümkün değil. Siz ne çalıştırıyorsanız o çalışacağı için bilgisayar 1. gün ile 1000. gün aynı hızda çalışacaktır.

Neden Ubuntu demeye gerek yok sanırım. İlk paragrafta giriş yaptık. Linux’la tanışmak için mükemmel seçenektir Ubuntu. Hem cici, hem kolay, hem en çok desteklenen sürümdür. Ben merak ettim diğer dağıtımları da diyorsanız, en popüler 100 linux dağıtımı için şu sayfaya bir göz atabilirsiniz. Sağ blokta biraz aşağıda tüm liste mevcut.

Peki Neden Windows?

Malesef ki böyle de bir durum var. Sonuçta dünya para kazanmak üzerine kurulu. Böyle olunca ticari anlaşmalar işin içine giriyor. Mesela Adobe, Linux için versiyon üretmiyor! Yani Adobe Reader ve Adobe Photoshop gibi popüler yazılımlar Linux altında çalışamıyor. Ancak korkmayın, çözümü var. Hemen hemen tüm yazılımlar için, hatta Windows’ta olmayanlar için bile bir Linux versiyonu özgür yazılımcılar tarafından üretilmiştir. Mesela Photoshop yok ama Gimp var!

Öneriler

En en önemli önerim. Her ne kadar radikal bir karar alıp Linux kullanacak olsanız da bilgisayarınızda çift işletim sistemi olsun. Temiz bir Windows kurun, disk yöneticisinden 50 GB’lık ayrılmamış alan oluşturun ve yeni birim oluşturmadan Ubuntu kurulumuna girin. Windows’un yanına kur seçeneğini seçin. 50 GB alan Ubuntu için ayrılacak. Ki bu hayli hayli yeterli. Böylece acil durumlarda Windows’a geçmeniz için bir yeniden başlatma yeterli olacaktır.

Önünüze geleni yüklemeyin! Ubuntuda bir Software Center (Yazılım Merkezi) var. Cep telefonlarındaki market gibi. Oraya dalıp da aaa şu da güzel bu da güzel derseniz daha ilk andan bilgisayarı risk altına alırsınız. Her yazılım yüzde yüz tutarlı çalışmayabilir. Bu da işletim sisteminizi risk altına sokar. Unutmayın, patron sizsiniz! Bir yazılıma ihtiyacınız olunca bulun, indirin. Ayırca program indirmek için terminal çok daha şık bir seçim. Bu biraz teknik, şurada anlattım.

Linux’ta Windows programlarını çalıştırmanın yolları var. Örneğin Wine. Ancak hayati bir durum söz konusu olmadıkça bulaşmayın derim. Hiç biri orjinal Linux yazılımının yerini tutmaz.

Terminalden korkmayın. Windows’ta hemen hemen kimsenin açmadığı komut istemi, Linux’ta terminal (uç birim) adıyla karşımızda. Hayatınızı kolaylaştıracak 3-5 komut öğrenmeniz neticesinde terminal sık kullanılanlarınızın başında yer alacaktır. Buna da bir başka yazıda biraz değineceğim muhtemelen.

LTS nedir?

Eğer Linux’a katılma konusunda biraz daha yüreklendiyseniz bunu da bilmenizde fayda var. LTS (Long Term Support) o versiyonun uzun süre destekleneceği anlamına gelir. Geliştirici değilseniz LTS sürümlerinden birini kullanın mutlaka. Şu anda Ubuntu 15 mevcut ancak 14.04 LTS sürümü son LTS sürümüdür. LTS kullanırsanız daha az tutarsızlık yaşarsınız ve bolca güncelleme alırsınız. Not: Siz istemeden bilgisayarınıza güncelleme yüklenmez!

Şifre

Linux’ta bir şifreniz olmak zorunda! Dedik ya güvenli diye, mecbur bir yerde. Bir program bir izin istediğinde nasıl vereceksiniz izni? Linux’ta kullanıcı hesabınıza bir şifre atamanız şart.

Şu anda iş yerinde de evde de çift işletim sistemi kullanıyorum. Ayda yaklaşık bir kez Windows açmam gerekebiliyor onda da iyi ki Ubuntu’ya geçmişim diyip hızla geri dönüyorum. 1 ay Ubuntu kullandıktan sonra Windows’un yüzüne bakmak istemiyor insan.

Başlamak için daha fazla bilgiye ihtiyacınız varsa lütfen aşağıya yorum bırakın. İsteklerinize göre yazıyı güncelleyeceğim.

Özgür olun, özgür kalın, özgür yazılım kullanın. Görüşmek üzere.

Yorumlar

yorum

One thought on “Windows’tan Ubuntu’ya Geçiş

  1. Pingback: “apt-get” Nedir, Nasıl Kullanılır? | EABLOG

Bir Cevap Yazın